Kanser Taraması Nedir? Meme, Prostat, Kolon, Akciğer Kanseri Taramaları

0

Kanser Taraması nedir?

Kanser hastalığı ile ilgili hiçbir belirti yokken yapılan test sürecine “tarama” denir.Tarama tek bir test değil bir süreçtir. İlk test sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir. Test sonucunda kanser şüphesi varsa, bu sonuçlarını onaylamak için diğer testlerin yapılması gerekir. Bu ek testler belirli bir risk taşıyan invaziv (özellikle komşu dokulara doğru ilerleme gösteren kanser) süreçler için olabilir. Bu işlem sırasında kaygı (anksiyete) yaygındır.

Bazı kanser türüne yakalanma şansı genellikle bireyin yaşamı boyunca artar. Amerika Birleşik Devletleri’nde, erkekler için yaşam boyu kanser riski % 44 iken kadınlarda % 38’dir. Kanseri taramasının amacı, vücudun diğer organlarına (metastas) yayılmadan önce kanser tespit etmektir. Erken teşhisin kanser tedavisinde çok büyük önemi vardır.

Tarama testleri tüm kanser çeşitlerini kapsamaz.

Kanser Taraması Neden Önemlidir?

Kanser, Amerika Birleşik Devletleri’nde 85 yaş altındaki insanlar için en önde gelen ölüm nedeni ve 85 yaş üstü insanlarda, kalp hastalığından sonra ikinci sıradaki ölüm nedenidir. Özellikle geç bir aşamada tespit edildiğinde, kanser tedavisi en pahalı hastalıklardan biridir.

Kanser taraması, hastalığın erken teşhis ile başarılı bir şekilde tedavi edilmesine ve hatta tamamen iyileşmesine yardımcı olabilir. Erken evrede konulan tanı uzun süre yaşama şansını arttırmaktadır. Aşağıda üç ayrı kanser çeşidi için uygulanan tarama testler: Prostat kanseri için PSA testi, kolon kanseri için kolonoskopi ve meme kanseri için mamografi.

Meme Kanseri

2001–2007 arası her ırktan kadınlarda tanı aşamaları ile hastalığın şiddetinin dağılımı ve 5 yıllık hayatta kalma oranları

Tanı Aşamaları Hastalığın Şiddetinin Dağılımı (%) 5 Yılık Hayatta Kalma Oranı (%)
Mevzii (başlangıç konumunun onayı) 60 98.0
Bölgesel (bölgesel lenf düğümlerine yayılma) 33 83.6
Uzak (kanserin başka bölgede sıçraması (metastasis) 5 23.4
Bilmeyen (bilinmeyen aşamada) 2 57.9

Prostat Kanseri
2001–2007 arası her ırktan erkeklerde tanı aşamaları ile hastalığın şiddetinin dağılımı ve 5 yıllık hayatta kalma oranları

Tanı Aşamaları Hastalığın Şiddetinin Dağılımı (%) 5 Yılık Hayatta Kalma Oranı (%)
Mevzii (başlangıç konumunun onayı) 82 100.0
Bölgesel (bölgesel lenf düğümlerine yayılma) 11 100.0
Uzak (kanserin başka bölgede sıçraması (metastasis) 4 30.2
Bilmeyen (bilinmeyen aşamada) 3
75.0

 

Kolon Kanseri

2001–2007 arası her ırktan erkek ve kadınlarda tanı aşamaları ile hastalığın şiddetinin dağılımı ve 5 yıllık hayatta kalma oranları

Tanı Aşamaları Hastalığın Şiddetinin Dağılımı (%) 5 Yılık Hayatta Kalma Oranı (%)
Mevzii (başlangıç konumunun onayı) 39 90.4
Bölgesel (bölgesel lenf düğümlerine yayılma) 37 69.5
Uzak (kanserin başka bölgede sıçraması (metastasis) 19 11.6
Bilmeyen (bilinmeyen aşamada) 5
38.3

 

Şimdiye kadar akciğer kanseri için kanıtlanmış tarama testi bulunmamaktadır. Akciğer kanserinin ilk aşama belirtileri genellikle belirgin değildir. Hastalık, balgamda kan görülme gibi belirgin hale geldiği zaman en son evresinde ulaşmış demektir. Aşağıda görüleceği gibi, akciğer kanserinde her dört vakadan üçünde hastalığın asıl alanından diğer bölgelere yayıldığı görülmektedir.

Akciğer Kanseri

2001–2007 arası her ırktan erkek ve kadınlarda tanı aşamaları ile hastalığın şiddetinin dağılımı ve 5 yıllık hayatta kalma oranları

 
Tanı Aşamaları Hastalığın Şiddetinin Dağılımı (%) 5 Yılık Hayatta Kalma Oranı (%)
Mevzii (başlangıç konumunun onayı) 15 52.9
Bölgesel (bölgesel lenf düğümlerine yayılma) 22 24.0
Uzak (kanserin başka bölgede sıçraması (metastasis) 56 3.5
Bilmeyen (bilinmeyen aşamada) 8
8.7

 

Genel olarak, meme kanseri için 5-yıllık hayatta kalma oranı % 89, prostat kanseri % 99 ve kolon kanseri için % 65’dir. Her üç kanser çeşidi için de herkese uygulanabilecek yaygın testler bulunmaktadır. Akciğer kanseri için genel 5 yıllık hayatta kalma oranı % 15 olup, şu ana kadar uygulanan bir tarama testi mevcut değildir.

Kanser Tarama Örnekleri
Sağlık kurumları 50 yaş üzerindeki tüm yetişkinler en azından her on yılda bir kolonoskopi olmasını tavsiye etmektedir. Tüm kadınlar düzenli olarak en az her iki yılda bir rahim kanseri için PAP testleri yaptırması ve meme kanseri için mamografi çektirmesi teşvik edilmektedir. Mamografi çektirmeye ne zaman başlamak için sorulan soruya cevap – 40 ile 50 yaş aralığı – hala tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

PSA testinin prostat kanseri ölüm oranını düşürüp düşürmediği hala tartışmalıdır.  Amerika Birleşik Devletleri (negatif) ve Avrupa’da (pozitif) yürütülen çalışmalar hakkında çelişkili sonuçlar bulunmaktadır. Fakat erkelerin çoğu 50 yaşında başlayarak her yıl kan testi vermektedir.

Hiç bir tarama testi mükemmel değildir. Sıklıkla taramada bulgu saptandığı zannedilmektedir. Tamamen kanser kararı verebilmek için ek taramalar, hatta cerrahi müdahale bile gerekebilir. Bu duruma yalancı pozitif denir. On yıl boyunca mamografi taramalarda, kadınların yaklaşık yarısı yalancı pozitif alacaktır. Diğer bir deyişle her yapılan tarama testiyle kanser teşhisini konulamayabilir. Mamografi taramasında her beş kanserden biri gözden kaçmış olabilir. Buna da “yanlış negatif” denir.

Bazen yapılan taramadan sonra biyopsi veya invazif testler (küçük kesik ya da delik açmak) gerekebilir. Tarama süreci hastalarda kaygı düzeylerini arttırmaktadır.

Kanser taraması maliyetli ve riskleri olan bir uygulamadır. Erken teşhisin yaşam kurtarması ve kansere yakalanma oranının yüksekliği düşünüldüğünde kanserin son döneminde uygulanan tedavinin maliyetli yüksekliği daha da pahalı olmaktadır. Ayrıca insanı yaşatmanın değeri her şeyden daha önemlidir.

Hali hazırda yapılan araştırmalarla genetik faktörler, kandaki biyolojik işaretler, idrar, nefes veya tükürükte erken evrede kanserin varlığını saptanmaya çalışılmaktadır. Maliyeti düşük olan bu yeni teknikler daha etkili tarama yapılmasını sağlayarak olabilecek riskleri azaltacaktır.

CT taraması nasıl çalışır?

CT tarayıcısının röntgenden (X-ray) farkı, röntgen akciğerleri düz ve 2-boyutlu görüntülerken, CT tarayıcısı ile akciğerlerin tüm hacmi görüntülenir. CT tarayıcı tarafından çekilen görüntüler bilgisayar ortamında dilimler şeklinde incelenir ve 3 boyutlu yapılandırılarak akciğer hacmi, şekli ve nodulları hakkında ayrıntılı bilgi edinilir.

CT tarayıcısının, akciğer nodullarının şekli ve büyüklüğünü belirlemesi, nodülleri karşılaştırması ve akciğerin boyut ile büyüklüğündeki herhangi bir değişiklik olup olmadığını tespit edebilmesi tarama sürecindeki anahtar noktasıdır.

Akciğer kanseri taraması nasıl yapılır?

Akciğer kanserinin erken evrede teşhisi ve akciğer kanserinden ölenlerin sayısını azaltmada etkili olduğu kanıtlanmış tek yöntem bilgisayarlı tomografi (BT) taramasıdır.

Sekiz yıl sürdürülen ve 2010 yılı Kasım ayında Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI)  tarafından açıklanan çalışmada, akciğer kanseri için yüksek risk taşıyan ve rasgele seçilmiş 53,000 kişi bilgisayarlı tomografi ve x-ışınları ile taranandı. Yapılan çalışma sonucuna göre x-ışınları ile taranan kişilere göre bilgisayarlı tomografi ile taranan kişiler arasında % 20 daha az ölüm oldu saptandı.

Başka bir açıdan taramanın önemine bakarsak, mamografi taramasının meme kanseri ölümlerinde azalma oranın % 15 olduğu tahmin edilmektedir.

2002 yılında, Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) kurulduğundan bu yana görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler, cerrahi tedavi, tanı yöntemleri ve BT tarama ile önlenebilir ölümlerin sayısı muhtemelen %50 oranındadır. Bununla birlikte, tüm tarama işlemlerinde olduğu gibi riskler vardır.  Bu riskleri yukarda belirtilmiştir.

Hali hazırda yapılan araştırmalarla genetik faktörler, kandaki biyolojik işaretler, idrar, nefes veya tükürükte erken evrede kanserin varlığı saptanmaya çalışılmaktadır. Ulusal Kanser Enstitüsü bunu sağlamanın başlangıçta düşünüldüğünün aksine daha zor ve karmaşık olduğu ve onlarca yıl sürebileceğini belirtmektedir. Son zamanda yapılan çalışmada tek bir hastadaki akciğer kanserinde 50,000 genetik mutasyon olduğu saptanmıştır. Fakat rutin taramada erken tespit edilebilen akciğer kanseri için umut verici tedavi yollar bulunmaktadır.

CT taraması nasıl ortaya çıktı?

1991 yılında, Claudia Henschke tarafından yönetilen radyoloji araştırmacıları erken evrede akciğer kanserini tespit etmede bilgisayarlı tomografinin (CT) potansiyelini araştırmaya başlandı. İki yıl sonra Erken Akciğer Kanser Eylem Programı (ELCAP) ile akciğer kanseri için yüksek risk altındaki kişilerin taranma süreci başlatıldı. İki yıl sonra görüntüleme teknolojilerinde kanserli nodulların belirlenmesi ve radyasyon dozunun azaltılması gibi ayrıntılandırmalarda önemli gelişmeler sağlandı. Program Amerika Birleşik Devletlerinde 50 ayrı yerde ve dünya çapında 55.000 ‘den fazla katılımcı olan ELCAP veya I-ELCAP çok uluslu bir çalışma programı halini alarak büyüdü. 2006 yılında New England Journal of Medicine’de yayınlanan geniş çaptaki araştırma sonuçları göstermektedir ki I-ELCAP tarafından akciğer kanseri için yapılan bilgisayarlı tomografi (CT) taraması ile konulan akciğer kanseri teşhisi oranındaki sağ kalma oranı %80’dir.

I-ELCAP gözlemsel denemede – tek seferlik tüm katılımcıların tarandığı çalışma – hayatta kalma oranında büyük gelşim gösterildi.Fakat birçok insan ikna olmmadı. Onlara göre akciğerde daha önceden farkedilmemiş olan ve kanseri taramasıdabulunan tümör ölme neden olmamış ya da kanser erken dönemde teşhis edilmiş fakat hastnın ölmesi engellenemiştir. Ya da yavaş gelişen tümörler tespit edilmiş, agrasif olanlar değil.Akciğer kanseri için uygulanan bilgisayarlı tomografi taraması “altın standart” testi geçti: rastgele seçimiş kontrollü çalışmasında iki grup hastadan- biri CT taraması diğeri ise göğüs röntgeni uygulandı- bilgisayarlı tomografi taraması yapılanlarda akciğer kanseri ölüm oranın az olduğu tespit edildi.

I-ELCAP hakkında daha fazla bilgi için, buraya tıklayın, click here.

2002 yılında Ulusal Kanser Enstitüsü 55 ve 74 yaşları arasında hala hazırda ve eskiden sigara içen 53.000 kişi üzerinde Ulusal Akciğer Tarama Çalışması (NLST) başlattı. Bu sayının yarısına göğüs röntgeni ve digger yarısına bilgisayarlı tomografi taramsı uygulandı. Bu çalışmanın amacı bilgisayarlı tomografi taramasının akciğer kanser ölüm oranını %20 azltıp azaltmadığını görmekti. Her katılımcıya, 2005 yılında başlayan ve 2007 yılında sona eren üç yıllık tarama yapıldı. Ulusal Akciğer Tarama Çalışması (NLST) 2012 yılına kadar finanse edildiği halde, Kasım, 2010 yılında tarama yapılan insanlarda akciğer kanserinden ölüm oranı % 20.3 daha az tespit edildiği için çalışma durduruldu. Göğüs röntgeni kolunda gelenler için bilgisayarlı tomografi tarama tavsiye edilerek derhal doktorla irtibata geçmeleri tavsiye edildi. Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) 2010 Kasım ayında bir basın toplantısı düzenleyerek yapılan çalışmanın sonuçlarını açıklandı.

NLST hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın: www.cancer.gov.

Bu bağlamda akciğer kanser taramasından elde edilen fayda % 20.3 oranında ölüm oranında azalma iken meme kanseri için uygulanan mamografi taraması ile genel ölüm oranında elde edilen azalma  oran % 15’tir. Prostat kanseri için PSA testi ABD’deki rastgele seçilmiş kontrollü çalışmalarda herhangi bir mortalite yararı göstermemekle birlikte, İsveç çalışmasında % 20 oranında fayda sağlamıştır.

Bilgisayarlı tomografi taramasının gerçek mortalite yararı daha da büyük olabilir. I-ELCAP yapılan son çalışmalar ölüm oranlarında azalmanın %37-65 oranına kadar yükselebileceği doğrultusundadır.

Akciğer kanseri vakalananlarının çoğunun yaş ve risk kategorisinin aynı olmasından dolayı akciğer kanseri ölümlerindeki % 20.3 azalma, her yıl 25.000 kişinin kurtarılması anlamına gelmektedir- eğer sonuçta elde edilen sayı doğru ise bu sayı üç kat daha fazla olabilir. Neredeyse her üç kanser ölümlerinden biri akciğer kanseri olması göz önüne alındığında, akciğer kanserinden ölümlerindeki sağlanacak böylesi büyük bir düşüş, aynı zamanda şimdiye kadarki kanser ölümlerindeki en büyük azalmayı beraberinde getirecektir.

Ulusal Akciğer Tarama Çalışması (NLST) göstermektedir sadece üç yıl içinde akciğer kanseri ölüm oranında % 20,3 azalmaya ek olarak, akciğer kanseri için yapılan tarama ile % 7 oranında diğer kanser türlerindeki ölüm oranında da azalma sağlanmıştşr. Ayrıntıları henüz açıklanmamış olsa da, I-ELCAP ve diğer çalışmalar tarafından göğüs için yapılan bilgisayarlı tomografi taramasının, erken yaşta kalp hastalığının teşhisine yardımcı olduğunu tespit edilmiştir.

Günmzde tütün ile ilişkili akciğer kanseri, kalp hastalığı ve diğer akciğer hastalıkları erken ölümlerin yarısını teşkil etmektedir. Etkin sıgara bırakma programı ve CT taraması bir araya getirilerek kamu sağlık sisteminde olumlu bir değişiklik yapılabilir.

Çeviri: Gülay Öner-Scales

Daha fazla kişiye ulaşabilmek için ....Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someoneShare on Google+

Leave A Reply