”Kanser Teşhisi Konulduğunda Bilseydim” Dediklerim

0

Cancerhawk yazarı Robyn Stoller ve ailesinin hayatı kocasının 46 yaşında az görülen bir böbrek kanseri ile teşhisiyle tamamen değişmiş. Şimdi bloğunda deneyim ve bilgileriyle başka insanlara ışık olmaya çalışıyor. Aşağıdaki listeyi keşke bunları ilk teşhiste bilseydim dediği şeylerden derlemiş.

1. Her zaman ikinci bir goruse basvurun

Bu işin aması keşkesi ve eğeri yok. Konu kanser olunca iki akıl birinden daha iyidir. Ikinci görüş ya zaten size söyleleni doğrular ya da göz önüne alabileceğiniz farklı seçenekler sağlar. Her halukarda ikinci görüş yanlış teşhis şansını azaltır ve size iç huzuru verir. Eğer aldığınız iki görüş farklıysa bir üçüncüye başvurun. Unutmayın hastanı her zaman kendi seçtiği sağlık profesyonellerine konuşma imtiyazına sahip olmalı. Eğer teşhisiniz ender görülen bir kanser ceşidiyse mutlaka konunun uzmanlarıyla görüşün.

2. Secici olun

Doktorunuzla en iyi arkadas olmanız gerekli değil ama bakımına itimat etmeniz ve sağlığınız hakkında konuşurken rahat hissetmeniz önemli. Değilse bir an önce yeni bir doktor edinin. Bizim için doktorumuzun hem gerçekçi ama aynı zamanda umutvar olması önemliydi. İlk onkoloğumuzu bırakma nedeninimiz buydu.

3. Moleküler profilleme hakkında doktorunuzla konuşun

Tıpatıp aynı kansere sahip iki kişi aynı tedaviye farklı cevap verebilir. Neden mi? Cünkü her kişinin kanseri kendine özel. Kişiye özel genleri, proteinleri ve kanser biomarker denilen molekülleri belirlemek size kanserinizin işleyişi hakkında bilgi verir ve potansiyel tedavileri bulmanıza yardımcı olur. Moleküler profilleme özellikle doktorunuzun pek çok tedavi seçeneği arasından seçim yapması gereken durumlarda ve yakanseriniz az bulunan agresif bir tür ise ve tedavi opsiyonları sinirlıysa ya da ilk tedavi işe yaramadığı durumlarda faydalı olabilir. Bu konuda bilgi için MyCancer.com ve IsMyCancerDifferent.com. sitelerinde bilgi bulabilirsiniz.

4. Tedaviye başlamadan önce mutlaka dişciye gidin

Teşhis sonrası ve mutlaka tedavi başlamadan önce bu konuda uzman bir dişçiye görünün. Kemoterapi, radyasyon ve bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler (örneğin ilik kök hücre nakli gibi) var olan ağız ve diş problemlerini arttırıp ağız yaraları, tehlikeli ülser, enfeksiyon ve kanamalara neden olabilir. Bu konuda uzman dişçiler bu riskleri azaltıp ciddi problem yaşamanıza engel olur.

5. Tedavinin amacını anlayın

Sağlığınız ve tedaviniz konusunda varsayımda bulunmayın. Kanser tedavilerinin tümü kür amaçlı değil. Bazen tedavi tekrarı engellemeye yönelik ya da hastalığın semptomlarını azaltmak ya da yaşam süresini uzatma amaçlı uygulanabiliyor. Tedavinizin amacını ve potansiyel riskleri bilirseniz sağlığınız hakkında en doğru kararı verebilirsiniz.

Kaynak:

http://www.huffingtonpost.com/robyn-stoller/cancer-treatment_b_3010074.html?utm_hp_ref=healthy-living

Daha fazla kişiye ulaşabilmek için ....Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someoneShare on Google+

Comments are closed.