Dr. Richard Beliveau ile “Kanserle Savaşan Gıdalar”

0

Nisha Jackson’un Dr. Beliveau ile “Kanserle Savaşan Gıdalar” adlı kitabı üzerine söyleşisi. Bu röportaj, kanserle mücadele için özellikle önerilen yiyecekler ve bilgi ile doludur.

Kanserle Savaşan Gıdalar: Dünya Mutfaklarından Seçmeler

Olağanüstü satanlar listesindeki “Kanserle Savaşan Gıdalar: Beslenme ile Kanseri Önleme”, Foods That Fight Cancer: Preventing Cancer Through Diet, adlı kitap Montrealli biyokimyacı Richard Beliveau ile bilim adamı Denis Gingras tarafından yazılmıştır; yazarlar kemoterapinin zehirsiz versiyonu olan koruyucu sebze ve meyvelerden bahsetmektedirler.

Kitap orijinal olarak Fransızca basılmış, kısa bir süre önce İngilizceye çevrilmiştir. Gıda kimyası bilimsel çalışmalara dayanarak, kitabın iki ana temel amacı vardır – kanser konusunda insanları eğitmek ve kanserin önlenmesi için nelerin tüketilmesi.
Beliveau kanserin nasıl geliştiğini, kanserin yıllar içinde nasıl ilerlediğini, tümörlerin kendiliğinden nasıl oluştuğunu ve çoğu kanserlerin önemsiz olarak kaldığını herkesin anlayabileceği bir şekilde açıklıyor. Beliveau kanserin önlenmesini “Bu mikro-tümörlerin yok edilmesi ve klinik olarak önemli bir safhaya ulaşmasının engellenmesidir” diye açıklamaktadır. Bazı kanserleri engelleyebilen biyokimyasal içerikli gıdalar vardır. Her zaman yaptığımız gibi zararlı ve kötü gıdaları yiyip ve bir şeyler yanlış gittiğinde mucize bir hap ile geçmesinin gerçekleşemeyeceğinin bilincinde olunmasını, okuyucudan istiyor.

Aşağıdaki alıntılar, Kanserle Savaşan Gıdalar: Beslenme ile Kanseri Önleme adlı kitapta okuyucunun bulabileceği bazı bilgilerdir:

  • Tüm kanserlerin yaklaşık üçte biri doğrudan beslenme ile bağlantılıdır.
  • Haftada sadece üç veya dört porsiyon brokoli ihtiva eden bir beslenmenin, kişileri kolon poliplerinden korumak için yeterli olduğunu göstermiştir.
  • Turpgillerden (brüksel lahanası, brokoli, lahana, karnabahar, kıvırcık lahana) gibi sebzeler, hafifçe pişirilmeli ve anti-kanser potansiyelinden yararlanmak için iyice çiğnenerek yenilmelidir. Çiğneme aktif molekülleri serbest bırakır.
  • Açık ara farkla anti-kanser bileşiklerinin en iyi kaynağı olan taze ezilmiş sarımsak, gıda takviyesi olarak tercih edilmelidir.
  • Soyanın anti-kanser etkilerinden yararlanmanın kilit noktası taze (yeşil soya fasulyesi) ya da kuru kavrulmuş soya fasulyesi olarak, günde yaklaşık 50 gram tüketmektir. Izoflavon (bitkisel östrojenler olarak bilinen ve soya ürünlerinde bulunan bileşikler) içeren takviyeler tüm beslenmeye karşı bir alternatif değildir ve bundan kaçınılmalıdır.
  • Kurkumin [ zerdeçaldan elde edilen köride bulunan sarı madde (hintsafranı) ] kanserler içinde en olumlu etkiyi kolon kanserinde gösterir. Çorba, salata sosları, ya da makarna yemeklerine günde bir çay kaşığı zerdeçal ilave etmek, kanser gelişimini önlemek için yeterli kurkumin alınmasını sağlayan basit bir yoludur.
  • Yeşil çay bol miktarda bulunan kateşinler,(çay ve bazı meyve-sebzelerde bulunan antioksidan etkili flavonoid grubu) birçok anti-kanser özelliklere sahiptir. Sağladığı koruyucu etkilerden en üst düzeyde yararlanmak için, Japon yeşil çayını seçin ve sekiz ila on dakikalık demlemeden sonra her zaman taze demlenmiş olarak için. (Termosa koyup içmeyiniz).
  • Kızılcık suyu içtikten sonra üstüne kızılcık yenmesi tercih edilmelidir.
  • Beslenmede, omega-3 düzeylerini artırmak için en iyi yol, haftada bir veya iki kez yağlı balık (somon, sardalye, uskumru) yemek ya da kahvaltı gevreğine bir çorba kaşığı taze öğütülmüş keten tohumu eklemektir.
  • Haftada iki domates soslu yemek yeme prostat kanserine yakalanma riskini % 25 kadar azaltabilir.
  • Narenciye kanserin önlenmesinde temel gıdalardandır; doğrudan kanserli hücrelere etki etme kapasitesi yanı sıra beslenmedeki diğer fitokimyasal (bitki kimyasalları) bileşiklerinin anti-kanser etkilerini geliştirme potansiyeline sahiptir.
  • Kırmızı şarapta bulunan resveratrol’ün güçlü bir anti-kanser aktivitesine sahip olması, belirli kanserlerin önlenebilmesi şarabın faydalı etkilerindendir. (resveratrol: başta üzüm olmak üzere pek çok farklı bitkide var olan doğal bir fitoaleksindir. Fitoaleksinler, bitkilerde UV ışını, hasar ve enfeksiyonlara karşı gelişen ikincil yapılardır.) Üzüm suyu ve kızılcık suyunda da resveratrol vardır ama kırmızı şaraptan on kat daha az seviyelerde bulunmaktadır.
  •  Günlük 40 gram bitter çikolata (% 70 kakao kitlesi) tüketiminin sağlığa yararları olabilir ve hiç fitokimyasal içeriği olmayan şeker ve yağ dolu şekerlemelerin yerine kullanılmalı veya kullanımları azaltılmalıdır.
  • Baharat olarak kullanılan pek çok bitki ve baharatlar, özellikle zencefil büyük miktarlarda içerdiği moleküller anti-enflamatuar bileşikler (iltihabi reaksiyonu önleyen madde ya da ilaç) olarak hareket eder, ayrıca bazı kronik hastalıklara yakalanma risklerini azaltır.
  • Tereyağını margarin yağı değiştirme yerine, beslenme yağı olarak mümkün olduğu kadar zeytinyağı kullanılmalıdır; zeytinyağının anti-kanser özelliklere sahip olduğunu da göz önünde bulundurarak onun sağlıklı lipitlerinden yararlanmalıdır.

Doğu ve batıda kanser oranları farklılık gösterdiği ve kanser oranlarının en düşük olduğu Japonya, Güneydoğu Asya, Kuzey Afrika ve Çin’de bu gezegenin geniş mutfaklarını yeniden keşfetmek konusunda “Kanserle Savaşan Gıdalar: Beslenme ile Kanseri Önleme”, kitabı okuyuculara yardımcı oluyor. Beliveau, dünya mutfaklarından seçmeler ile haftalık menü veriyor.

Daha fazla kişiye ulaşabilmek için ....Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someoneShare on Google+

Comments are closed.