Sizden Gelenler / Gökhan Gecegil

0

12167470_10153762404461579_197786120_nSize nasıl teşhis konuldu ve neler hissettiniz?

Sol testis de bir kaç süren ağrılar ve şişlik mevcuttu teşhisten bir- iki ay önce böbrek şikayetiyle nefroloji bölümüne gittim fakat doktor böbreklerden bel ağrısı veya benzeri bir ağrı çok kaynaklanmayacağını bildirdi bir idrar tahlili yaptı sonuçlarını almadım.

Bu testten birkaç ay sonra bir akşam testiste ve kasıkta keskin bir ağrı oldu, bende ertesi gün hastaneye gitmeye karar verdim. Aynı gün başka hastanede göz muayenemde vardı. Göz muayenesinden sonra, daha önce nefrolojiden randevu aldığım hastaneye geldim. Üroloji polikliniğinden randevu almıştım. Doktora sol testis de ağrı ve şişlik olduğunu söyledim. Doktor bey muayene etti ve testiste sert bir kitlenin mevcut olduğunu belirterek acil olarak ultrason istedi. Ultrason raporlarına göre sol testis 4 cm falan normal halinden büyük ve kanlanma mevcuttu.

Doktor sonuçtan sonra benimle sohbet etmeye başladı. Bir kaç kan testi yapacağız dedi. Orada bir tümör olma ihtimali çok yüksek kan testi sonucu kesinleştirecektir diye belirterek devam etti bana ‘’ seni bugün eve göndermeyeceğiz burada misafirimizsin bu tümörler çok tehlikelidir çok hızlı yayılır,bu tümörlerin üzerine güneş doğmaz, tespit edildiği zaman müdahale edilmesi gerekir dedi.Testise müdahale biyopsi yapılamayacağı için sol testisi almak zorunda kalacağız ama bu çocuk sahibi olmanı engellemez dedi. Bende sağlıklı olayımda onlar çok mühim değil dedim tabi bende bir ameliyat olacağım ve her şey bitecek düşüncesi var. Yeni bir hayata adım atacağım aklımın ucundan geçmezdi.

Annemi direk arayamadım, diyemedim dayımı aradım eşofman, şarj makinesi terlik hastane için gerekli olacak eşyaları istedim durumu anlattım. Kardeşimi de aradım eşyaları vermesini istedim. Akşam tüm aile hastanedeydi babam biraz tepkiliydi doktora sana nasıl söyler kanser olduğunu diye söyleniyordu. Bende doğru olan söylemesi bilgilendirmesi lazım diyerek sakinleştirmeye çalışıyordum.

Ertesi gün oldu ve kan sonuçları çıkmıştı ve sonuç kesinleşmişti kanser. Bendeki kan değerlerinden biri normal değerlerin bin katı ve ikinci belirteç değerde dört bin katı yüksekti.

Ameliyat günü geldi ameliyat oldum taburcu oldum evde dinlenme süresi tabi bu süreçte öğrenciyim İstanbul üniversitesinde kimya bölümü okuyorum. Okula da gidemiyorum raporluyum diye.

15 gün sonra patoloji raporu çıktı. Kötü huylu malign bir tümör. Sonra tomografi çektirdim. Tomografi raporunda sol akciğer alt lop 4 cm kitle retroperitonal ( karın bölgesinde ) alanda 5 cm kitle, paraaortik ( karın bölgesi ) bölgede yine lenf nodları vardi. Yani kanser yayılmıştı.

Tomografi ve patoloji raporunu aldım gittim doktora, doktor sonuçlara göre tedavi görmem gerektiğini ve Kartal Eğitim Araştırma Hastanesine gitmem gerektiğini söyledi. Biz kaynağı aldık, ağacın kökünü kestik ama etrafa yapraklar dökülmüş yaprakları onlar temizleyecek diye ekledi.

Hala durum bana normal geliyor garip bir şekilde panik veya korku yok sanki bademcik ameliyatı olmuş gibiyim. Süreci bilmediğimden olsa gerek.

Sonra Annemle Kartal’a geldim Dr. Nurgül hanımdı şeker bir bayandı J. Etrafta hasta insanlar var sohbet ettik biraz. Bana 3 ay ara vereceksin hayata kısa bir mola gibi düşün dedim. Dedim doktor hanım haftaya vizelerim ( sınavlarım ) var sınavlara gireyim sonra başlayalım.

Boşver dedi okulu sonra gidersin dedi. Etraftaki insanları da görünce o zaman anlamıştım aslında kanserin gerçek yüzünü. Birde oda da başka bir hasta vardı yaşlı ailesi yanına yapacak bir şey yok mu gibisinden şeyler söyledi. Doktor hastayı çıkardıktan sonra ailesini azarladı. Bende içimden oh iyi yaptı azarladı diyorum.

Eve dönerken moral sıfırdı tabi sanki dünya başıma yıkılmış gibi yolda hep doktorun dedikleri aklımda.

Doktor sperm dondur dedi. Kemoterapinin etkisiyle diğer testis zarar görebilir çocuk sahibi olmanı engelleyebilir dedi.Tedaviye başlamadan özel bir hastanede dondurduma işlemini yaptırdım. O anı ilk şoku moral bozukluğunu biraz atlattım ama bir de garip bir heyecan var kemoterapiyi merak ediyorum. Şema verildi yogun bir tedavi görecektim bir seans 3 hafta ilk hafta 5 gün üst üste sonra ki iki hafta haftada birer gün.

12165758_10153762404301579_1624076251_nKanserle dans ailesine ne söylemek istersin?

Kanserle dans ailesi, interneti büyük bir bahçe olarak düşünün içinde her türlü çiçek ve kuşun mevcut olduğu, kanserle dans bu bahçeye bir bahçıvan olarak girdi ve bahçenin bir bölümünü düzenlemeye başladı orada ki zararlı bitkileri ayıkladı kırık dalları sarmaya çalıştı sardı, yaralı çiçeklere yeniden hayat vermeye çalışıyor diye düşünüyorum.

Keşke bilseydim farklı yapardım dediğin şeyler oldu mu?

Çok.  Çok umursamazdım her şeyi. Çok planlamazdım uzun geleceği. Boş vermeyi daha önce öğrenmek isterdim. En önemlisi sağlığın değerini kaybetmeden öğrenmek isterdim. Para biriktirmek istemezdim gerçi genelde olmazdı. Kolay kolay para harcamayan ben kemoterapi  zamanı gidip 800 liraya playstation aldım. Büyük bir harcamaydı benim için. Küçük şeylerle mutlu olmaya daha çok özen gösterirdim. Ama bir hayali olmalı insanin düşündükçe mutlu olduğu. Güzel arkadaşları olmalı. Üniversitedeki danışman hocam bu süreçte çok destek oldu bana. Okul harcımı yatırdı. Burs verdi tedaviden sonra okula döndüğümde. Daha anlatılacak çok şey var

Kanserle Dans Ailesine söylemek istedikleriniz ?

Ama kanser benim için genelde hep teknikte kalmıştır. Duygusal olarak çok yaklaşamıyorum. Benzetmelerle tarif edilebilir.

Mesela Kara yollarını vücudunuz olarak düşünün. Akan trafik sistemlerinizdir, trafik polislerini ve denetçilerini kuralları ışıkları birer denetim mekanizması olarak düşünün. İçtiğimiz kolalar, yediğimiz hamburgerler ve dikkat etmediğimiz her şey bu kuralları yok saymak polisleri yoldan çekmek gibi düşünülebilir. O zaman trafiğin halini düşünemezsiniz ve tıkanır sistem ilerlemez. Kanserde böyle oluşur önce küçük bir yol tıkanır sonrasında bütün ana yollara yayılır trafik hayattır. Birçok benzetme yapılabilir ama insanlar neyi iyi biliyorsa o konuda örnek verilirse öğrenme oranı daha yüksek olur.

Tedavi sürecinde başına gelen ilginç veya seni çok etkileyen olay oldu mu?

Bir doktorun söylemi beni çok üzmüştü. Büyük bir operasyon olmam gerekiyordu, ameliyat öncesi annemle randevu almaya gittim. Doktor bu ameliyatı olmakta, yapmakta 10. Kattan atlayıp yaşamak gibi bir şey demişti. Bu sözünden sonra bir hafta düşündüm kara kara. Acaba masada kalacak mıyım diye. Teşhis konarken bu kadar sıkılmamıştı canım. Çünkü hiç ölümü düşünmemiştim. Bedensel olarak çok güçlüyüm çünkü. O ameliyatı atlattık öyle şimdi Nisanda aynı ameliyattan 3. kez olacağım ve alıştım artık rutin işlem gibi geliyor.

Tüm bu süreçle baş ederken sana ne güç verdi nasıl destek aldın?

Ben gücümü içimde ki çocuktan alıyorum. Bir gün tedavi sırası, çocukluk arkadaşım askerde kamerada konuşuyoruz. Tabi benim kafa dazlak, dökülmüş saçlar. Tabi O’nun haberi yok hastalığımdan. – Dedi saçları niye öyle yaptın. -Dedim kızlar kellerden hoşlanıyormuş. Belki böyle bulurum dedim birini saçlı bulamadık. Tabi sonra başka biri söylemiş ona azarı da işittik.

Birde şöyle bir örneği var.

Yine ağır bir ameliyattan çıktım. Yatağıma getirdiler. Tabi ailem, kuzenler falan etrafımda. Bir kuzenimin saçları dökülmüş

İlk sözlerim kafanı az çek ışık gözümü alıyor. Yani her koşul da yaşama sevinci olmalı insanın. Her zaman gülecek bir şey buluyor içindeki çocuk ne güzel.

 

Hasta yakınları, aile, arkadaşlar nelere dikkat etmeli? Nelere hassasiyet göstermeli?

Beni üzen olaylardan biri. Beni belediye aracı götürürdü hastaneye. Son birkaç hafta 5 6 yaşlarında bir çocuğu daha almaya başladı. Çocukları severim umarım iyi olmuştur. Çevredeki insanların bilgisizliği bazen üzebilir bizleri. Bu noktada sizlerin varlığı büyük önem taşıyor. Toplumda bir ön yargı var, her maske takan kişiyi hastayı bulaştıracak sanıyorlar. Kanserle dans ve benzeri kuruluşların, farkındalık oluşturmasıyla bu ön yargılar yok edilebilir. Her birimiz bir hücre ve uyardığımız her bir insan ön yargıyı yavaş yavaş yok etmektir.

Bir de senin gözünle hastanın hayatını kolaylaştıracak şeyler ne? Ne gibi destek veya farklılık olmalı?

Evlere odalara yazılar asılabilir. Grip olan girmesin, mesela komik figürler eklenerek yazılabilir. Ben düşündüm ama yapmadım.

İkincisi; bu gıda konusu, herkes bir şeyler söyler. Anne babanız bile. Doktora danışıp, doktor dahilinde yemek gerek. Çünkü gıda ve su bu savaştaki cephanemizdir. Savaşa sağlam silahlarla girmek gerek. Kartal Eğitim Araştırma’nın bir kitapçığı vardı kanserle ilgili.

Üçüncüsü; bence tedavi görenler, çevredekilerden güçlü olmalı. Onlara savaşı kazanabileceklerini anlatmalı. Bütün hastalıklarda, tedavilerde başlangıç noktası zihindir.

Beni üzen önemli bir etken, anne babanızın veya ailenizin diyeyim sizi gülümsetebilmek için ağzınızdan çıkan iki kelimeye bakıyorlar. Bir şey istese, söylese yapsak gibi. Tabi herkesin imkanları farklı ailenize karşıda güçlü olmalısınız. Siz umutsuz olursanız onlar da oluyor.

Eklemek istediğin bir şey var mı?

Kimyager olduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Çünkü hastalığa teknik açıdan bakmamı sağladı. En son cümle ise kanser değil, bilgisizlik öldürür. Ben hastalıktan mezun oldum, nisanda bir ameliyat var ama dersime çalıştım o sınavı da geçeceğim.


12165843_10153762404371579_515493258_n

Daha fazla kişiye ulaşabilmek için ....Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someoneShare on Google+

Comments are closed.