HER2 POZİTİF MEME KANSERİ Prof. Dr. Nil MOLİNAS MANDEL

0

1. HER2 pozitif meme kanseri nedir?

Meme kanseri tek tip bir hastalık değildir. Hastalık, patolojik özelliklerine göre, hormone reseptör pozitif, HER2 pozitif ya da üçlü negative hastalık grubunda yer alabilir. Bu özellikler, hem hastalığın seyrini belirler hem de doktorları, tedavi seçiminde yönlendirirler. HER2 (human epidermal growth factor 2), meme kanserinin gelişmesinde rol oynayan bir bir gendir. Meme kanserlerinin %20 kadarında, hücreler fazla miktarda HER2 proteini üretir ve hücrelerin hızlı büyümesine ve agresif olduğuna işaret eder. Tüm patoloji raporlarında HER2 sonucunun belirtilmesi gerekir. Bu sonucu belirlemek üzere farklı yöntemler geliştirilmiştir: IHK (immun-histokimya) boyaması, FISH (fluoresans in situ hibridizasyon), CISH (kromojenik in situ hibridizasyon) geliştirilmiştir. IHK ile +3 olanlara ve FISH ya da CISH ile gen amplifikasyonu gösterilenlere, hedefe yönelik ilaçlar önerilir. Bu ilaçlardan ilki ve oldukça yüz güldürücü sonuçlar vereni trastuzumab’tır.

2. Hastalar için HER2 pozitif ne anlama gelmektedir?

Hastalar için düşünüldüğünde, HER2 pozitif hastalık, daha hızlı büyüyen ve yayılan, agresif bir hastalık anlamına gelir. Hastalar açısından dikkati çekmesi gereken nokta, bu hastalığın tedavisinde mutlaka anti-HER2 ilaçların da (trastuzumab, lapatinib, pertuzumab veya TDM-1 g.bi) kullanılması gerekliliğidir. Özellikle, küçük tümörü bile olsa, bu hastaların ilk operasyondan sonra, kemoterapi ile birlikte 1 yıl kadar trastuzumab kullanmaları gerekmektedir.
Ancak, hastalığın seyri sırasında, HER2 pozitif hastalığın HER2 negatif hale gelebileceği veya tam tersine HER2 negatif iken, yeni gelişen bir metastaz bölgesinde pozitifleşebileceği akılda tutulmalıdır. Bu nedenle, hastalık tekrarlamalarında, yeni bir biyopsi alınması ve HER2, estrojen reseptörü (ER) ve progesterone reseptörü (PR) tayinlerinin yeniden yapılması önerilir.
Trastuzumab, kemoterapi gibi saç dökmez, bulantı ve kusma yapmaz. Yalnız az da olsa kalp üzerine yan etkileri olabileceği için, belli aralıklarla kalp kontrolu yapılarak kullanılır.

3. Her2 pozitif meme kanserine yönelik tedaviler yokken durum neydi?

Yenilikçi hedefe yönelik tedavilerin bulunmasıyla birlikte hastalar için neler değişti?
HER2 pozitf meme kanserinin tedavisinde trastuzumab değişik amaçlarla kullanılmaktadır:
​Tümör çıkartılmışsa ve koltuk altı lenflerde tümör varsa, ya da tümör çıkartılmış ve koltuk altındaki lenflere geçmemişse, kemoterapi ile birlikte, adjuvan (koruyucu) tedavi olarak uygulanır. Yapılan çalışmalarda trastuzumab ile, hastalığın uzak metastaz yapma riskinde %45-53, ölüm riskinde de %37 azalma görüldü. Genel sağkalım trastuzumab alanlarda 2 misli uzadı.
​Hastalık başka organlara sıçramışsa, yani metastatik meme kanseri tanısını almışsa, tedaviye kemoterapi ile birlikte trastuzumab eklenerek başlanır ve 6-8 doz kemoterapi ile birlikte uygulandıktan sonra, hastalık ilerleyinceye kadar trastuzumaba devam edilir. Trastuzumab tedavisi sırasında hastalık kötüye giderse, yeni metastazlar çıkar veya hastalık kontrolden çıkarsa, tedavi ya değiştirilip, lapatinib adlı bir başka ilaç kullanılır ya da trastuzumab devam eder ve yanındaki kemoterapi ilacı değiştirilir. HER2 pozitif metastatik meme kanserinde trastuzumab, kanserden ölüm oranını üçte bir oranında azaltmıştır. Tedaviye yanıt oranları da yalnız kemoterapi ile %29 iken, trastuzumab eklenmesi ile %55’e yükselmiştir.
Özetleyecek olursak, tedaviye eklenen trastuzumab ile hastalıksız ve progresyonsuz sağkalım ve özellikle de genel sağkalımı uzamakta, tedaviye yanıt oranı artmaktadır.

4. HER2 pozitif meme kanseri tedavisinde yeni geliştirilen ürünler var mıdır?

Bu ürünlerin Türkiye’de kullanımı ile ilgili bizi bilgilendirebilir misiniz?
Günümüzde trastuzumab ve lapatinib sonrası geliştirilen farklı moleküller meme kanseri tedavisine girmiştir. Bunlardan bir tanesi ‘’pertuzumab’’adlı bir monoklonal antikordur. Pertuzumab, HER2 pozitif metastatik meme kanserinin birinci basamak tedavisinde, trastuzumab ve kemoterapi ile birlikte (daha önce bu amaçla trastuzumab almamış olmalı) kullanıldığında yanıt oranları ve sağkalım avantajı yaratmış bir biyolojik tedavidir. Tedaviye, ciddi bir yan etki görmeden uzun süre devam edilebilir. Ayrıca lokal ileri ve inflamatuar meme kanserinin primer tedavisinde (neoadjuvan tedavi) pertuzumab, gene trastuzumab ve kemoterapi ile birlikte, memedeki tümörü küçültme ve tam yanıt sağlama konusunda da çok etkili bulunmuştur. Bu erken evrede 6 siklustan fazla kullanılmamaktadır. Bu ilaç henüz ülkemizde geri ödeme alamamıştır. Endikasyon-dışı başvuru ile çok yakın zamanda ilaca ulaşılabildiğini duydum. Ancak kendi imkanlarıyla veya özel sigortalar kanalıyla ilaca erişim mümkündür.
Bir diğer molekül de ‘’trastuzumab emtansin: TDM-1’’dır. Bu ilaç da kemoterapi-monoklonal antikor konjuge bir özel molekül olup, lapatinib veya trastuzumab altında progrese olan hastaların tedavisinde kullanılmaktadır. Yanıt oranları lapatinibli kombinasyonlarda %30.8 iken TDM-1 ile %43.6 bulunmuştur. TDM-1 ile genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım artışı sağlanmıştır. Erken erişim ve klinik araştırma programları dahilinde TDM-1 kullanma fırsatımız olmakla beraber, halen ülkemizde sınırlı sayıda hasta için kullanılmaktadır. Bu etkili ilacın da yakın gelecekte ruhsat alması ve kullanıma girmesi beklenmektedir.

Prof. Dr. Nil MOLİNAS MANDEL
VKV Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi

Daha fazla kişiye ulaşabilmek için ....Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someoneShare on Google+

Leave A Reply